Çığrışır bülbüller Oğuz Aksaç

Çığrışır bülbüller

 

Çığrışır bülbüller gelmiyor bağban

Hoyrat dost bağından gül aldı gitti

Türlü mihnet ile bir bağ bezettim

Ben yari besledim el aldı gitti

Yüz bin mihnet çektim bir daha gerek

Hayli ömür ister bir daha görek

Yari elden aldı o kanlı felek

Aktı gözüm yaşı sel oldu gitti

Nazlı yardan kem haberler geliyor

Dostlarım ağlıyor düşman gülüyor

Dediler ki Sefil Emrah ölüyor

Kimi kazma kürek bel aldı gitti

Erzurumlu Emrah

8 Mayıs 2012
bosluk

Sürgün Sevdam

Sürgün Sevdam

Gönlüm Bir Dağ İdi Yıktın
Yaro Böyle Sevilmez
Sevdamı Sürgün Yolladım
Sağ Döner mi Bilinmez
Umuda Kördüğüm Attın
Selamın Dahi Gelmez

Arama Sorma Yar Oy Sürgün Sevdam
Ardından Çağırma Yar Oy Dönmem Sana
Ağıtlar Yakma Yar Oy Yana Yana.
Sürgünde Sevdam

Dara Çekip Be Yolladım
Döngel Sevdam Diyemem
Yaramı Elinle Açtın
Merhem Olsan Süremem
Sır Olup Hakka Yürüsem
Sana Yol Getiremem

Arama Sorma Yar Oy Sürgün Sevdam
Ardından Çağırma Yar Oy Dönmem Sana
Ağıtlar Yakma Yar Oy Yana Yana
Sürgünde Sevdam

ÖZCAN TÜRE TÜRKÜ SÖZLERİ

4 Ocak 2012
bosluk

Sevenlere gönül verdim

Sevenlere gönül verdim

Sevenlere gönül verdim
Yola çevirdiler beni
Damla bile değil idim
Göle çevirdiler beni
Leyli leyli leyli leyli

Tohumu döl eylediler
Dikeni gül eylediler
Yari bülbül eylediler
Güle çevirdiler beni
Leyli leyli leyli leyli

Miskini’yi eğittiler
Dane dane öğüttüler
Dil bilmezdim öğrettiler
Dile çevirdiler beni
Leyli leyli leyli leyli

İsmail Özden türküleri

4 Ocak 2012
bosluk

Çarşambayı Sel Aldı Türkü hikayesi ve sözleri

Çarşambayı Sel Aldı Türkü hikayesi ve sözleri

Çarşambayı Sel Aldı Türküsünün Hikayesi

( Samsun – Çarşamba Yöresi )

Çarşamba deyince bir yabancı hemen çarşambayı sel aldı türküsünü anımsar..
çarşamba her şeyden önce bu türküyle ünlenmiştir..
bu ün ardında nice acı ve gözyaşını taşıyor..
tarih boyunca yeşilırmak nice canlar almıştır..
1970 lerde suat uğurlu ve hasan uğurlu barajlarıyla doğal akışa son verilmiştir..artık yeşilırmak tan insan hayvan cesetleri..evler..beşikler ve birçok hayat nesnesi geçmiyor..kısacası artık çarşamba yı sel almıyor.. yıllardır söylenen..söylenecek olan bu güzel türküyü ve bu türkünün hikayesini hemşehrimiz sayın faik okutgen derlemiştir… çarşamba yı sel aldı… ahmet abdal deresinin kıysında yerleşmiş yoksul köy ailelerinden birinin oğluydu..baharla birlikte yıllarca süren karasevdası karşılık bulmuş..melek kalbini açmıştı..kısa zamanda yüzük takıp nişanlandılar.. ahmet yapraklar sararmaya durduğunda orduya yollandı..melekse gözyaşlarıyla başbaşa kaldı..ağaoğlu mehmet ali melek e gözkoydu..ahmet in arkadaşları ne kadar uyardılarsa kar etmedi.. melek reddetti mehmet ali yi..bunun üzerine ağaoğlu adamlarıyla melek i dağa kaldırdı..kötü haberi kuşlar uçurdu ahmet e..kısa günde uçageldi aşkın delikanlısı..kuşandı atını silahını..arkadaşlarıyla düştü yollara..dağ tepe demedi gece gündüz melek i aradı.. ´meleeeeek..meleeeeek..´ diye çığıra çığıra sesi uçtu.. önce bir çakal yağmuru uç verdi..sonra şimşek şimşek içinden çıktı..çatırdadı koca gökyüzü..ışınlar çarşamba ovasını renkten renge soktu..ne yağmur ne silinen izler aşkın atlılarını durduramadı.. tufan ikinci kez yaşanıtordu sanki..yağmur yeşilırmak ı boğuverdi..çarşamba ovası kaynayarak akan bir göle dödüştü..canik dağları ndan aşağılara doğru bir çığ gibi önüne kattığı her şeyi sürükledi sel..evler..insanlar..bebek beşikleri..hayvanlar..kağnılar..ağaçlar.. büyük küçük kayıklar çaltı burnu na doğru sürükleniyordu.. sonunda duruverdi yağmur..güneşle parladı yeşil çarşamba..usul usul bir gökkuşağı belirdi..sular günbegün çekildi..çekildikçe hayat yeniden kurulmaya başladı..yaralar sarılıyor..evler onarılıyordu..abdal deresi nin-yeşil ırmak a katılmak üzere-döküldüğü yamanın başında ahali toplanmaya başladı..derenin eğimle indiği yamanın dibinde büyük bir kaya parçası vardı..onun üstünde ise iki insan..melek ve ahmet ti onlar..elele tutuşmuş sırtüstü öylece yatıtorlardı..ahali sel acısını unutmuş onlara yanıyordu..hüzün gözyaşına döndü.. o büyük kaya parçası..ahalinin üstünde toplandığı o taş..yedi yerinden ayrıldı..ve her birinden bir servi boyu su fışkırmaya başladı.. bu hazin aşka doğa gözyaşı döküyordu.. ahali şaşkınlığın ardından dualar okumaya başladı..dualar içten mırıltılara..yıllardır can alan insanların acısını dile getiren dizelere dönüştü.. işte rivayet o rivayet..derler ve hikaye ederler ki çarşamba yı sel aldı türküsü o acı mırıltılardan doğdu.. yedi yerinden su fışkıran kayanın olduğu yerde bir su değirmeni kuruldu.. ve o yöre o gün bu gündür değirmenbaşı olarak anıldı..(çarşamba daki değirmenbaşı mah.) çınar ağaşlarının gölgelediği ahşap değirmenin yedi taşı vardı..yedi oluğuna su veren set üzerinden yedi kez yürümek..sağ ve sol omuz üzerinden yedişer kez su atmak uğur sayıldı..her hıdrellezde bu yaşandı..1970 lerde değirmenin yıkımına değin bu gelenek sürdü..

Çarşambayı Sel Aldı

Samsun/Çarşamba-Yöre Ekibi-Nejat Buhara

Çarşamba’yı Sel Aldı,
Bir Yar Sevdim El Aldı (Aman Aman)
Keşke Sevmez Olaydım,
Elim Koynumda Kaldı (Aman Aman)

Oy Ne İmiş Ne İmiş (Aman Aman)
Kaderim Böyle İmiş.
Gizli Sevda Çekmesi (Aman Aman)
Ateşten Gömlek İmiş.

Çarşamba Yazıları,
Körpedir Kuzuları (Aman Aman)
Allah Alnıma Yazmış,
Bu Kara Yazıları (Aman Aman)

A Dağlar Ulu Dağlar (Aman Aman)
Yarim Gurbette Ağlar.
Yari Güzel Olanlar (Aman Aman)
Hem Ah Çeker Hem Ağlar.

28 Aralık 2011
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam